| DENİZLİ |
|
|
|
|
Pamukkale Travertenleri, Hierapolis Antik Kenti, Güney Şelalesi, Karahayıt Kaplıcaları, Kızıldere Jeotermal Kaynağı
1.Pamukkale Travertenleri PAMUKKALE TRAVERTENLERİ NASIL OLUŞMUŞTUR?
Denizli'ye 22 km. uzaklıktaki Hierapolis (Pamukkale), yeraltından fışkıran sıcak su kaynaklarının oluşturduğu etkileyici travertenlerinin ve şelalelerinin yanı sıra, Pamukkale TravertenlerRoma ve Bizans dönemi arkeolojik kalıntılarıyla önemli bir yerleşimimizdir. Çökelez Dağı'nın güney eteğinde yer alan ve kalsiyum oksitli kaynak sularının birikimiyle oluşan pamuk beyazlığındaki plato, etkileyici bir görünüme sahiptir. Kalsiyum tuzları ve karbondioksit gazı içeren 35° sıcaklıktaki termal suyunun, yüzyıllardan beri çeşitli hastalıkları iyileştirici etkisine inanılmış ve şifa arayan insanların en önemli uğrak yerlerinden biri olmuştur. Bu ilgi, kaynakların etrafında Hierapolis adıyla bir yerleşimin oluşmasına neden olmuştur.
Hierapolis, kalsiyum oksitli suların binlerce yıldır şekillendirdiği olağanüstü ve benzersiz bir
GÜNEY: Denizli'nin 76 km kuzeyinde Çal, Buldan, Sarıgöl, Eşme ve Denizli arasındaki ilçe, dördüncü
Kalp, damar sertliği, yüksek tansiyon, romatizma-siyatik, deri sinir, lumbago, gibi hastalıklarla uyuz, sivilce, kaşıntı gibi deri hastalıklarına iyi gelir.
ÇARDAK - ÇALTI KÖYÜ JEOTERMAL SAHA
![]()
•Termal Sondaj Sahası olarak belirlenen ve haritada gösterilen 324 da alan kısmen göl yatağı olan tescil harici sahadır. •Sera yapılması planlanan 2061 no’lu mera parseli 1945 dekar, 1649 no’lu mera parseli 459 dekar, 1969 no’lu mera parseli 1583 dekar olup toplam mera alanları 3987 dekardır. •1969 no’lu parselin kaynağa olan uzaklığı yaklaşık 1.600 metredir. •Alanlar topağrofik özelliklerinden dolayı sera kurmaya uygundur. •Belirtilen alanlarda sulama suyu sıkıntısı bulunmamaktadır. DSİ’ne ait pompaj sulama mevcuttur. •Beylerli Gölü Kara Avcılığı Kanunun 4. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu Kararıyla 16.10.2005 tarihinde Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ilan edilmiştir. Tescil harici saha ve 2061 no’lu parselin bir kısmı bu alana dahildir. Ayrıca alan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği kapsamında sulak alan olarak değerlendirilmektedir. Çaltı Köyünde Yer Alan Jeotermal Su Kaynakları •Çardak Beylerli sahasında özel bir firma tarafından yer altı sıcak su arama amaçlı Jeofizik Düşey Elektrik Sondaj (DES) çalışması yapılmıştır. Tespit edilen 20 adet noktada maksimum 1000 metre derinlikte DES çalışması yapılmıştır. •Saha genelinde görülen yaygın aşırı iletkenlik, aşırı düşük dirençli yapılar, sahada mevcut olan sıcak su anomalisi olabileceği gibi yine bölgede mevcut sodalı suların anomalisi olarak da yorumlamaya uygundur. En azından tespit edilen anomalinin sıcak su olasılığı yüksek olsa dahi, bir olumsuz risk faktörü olarak, sodalı suların yanıltıcı anomalisi olma olasılığı da göz önünde tutulmalıdır. Bu düşünceler ve olumsuzluklar göz önünde tutularak, sahanın aydınlatılması açısından, DES-5 nolu noktada 400 metrelik bir gradyan sondajı planlanabilir. •Sahada, DES-5 nolu noktada sondaj çalışması yapılması gerekmektedir. •Yapılacak sondaj çalışması sonucunda elde edilecek suyun sıcaklığına ve debisine göre sera yapılacak alan hesap edilmelidir. •Sulama suyu için planlama yapılmalıdır. •Sondaj sahası Sulak alan ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahası içerisinde olduğundan gerekli müracaatlar yapılmalıdır. ![]() AKKÖY - GÖLEMEZLİ BELDESİ JEOTERMAL SAHA ![]() •Kasaba Denizli İl Merkezine 29 km, Karahayıt Oteller Bölgesine 8,5 km, Denizli-İzmir karayoluna 14,3 km uzaklıktadır. •Gölemezli Beldesinin 2.481 dekar arazi varlığı bulunmakta olup 2000 dekarı Adı Güzeller Barajından gelen Pamukkale Sulama Kanalından sulanmaktadır. Gölemezli Beldesinde Yer Alan Jeotermal su Kaynakları: •Beldede MTA tarafından açılan 5 adet, müteşebbisler tarafından açılan 9 adet jeotermal sıcak su kaynağı bulunmaktadır. •1. Kuyu : 596 metre derinlikte 73 derecede 120 lt/sn debide, •2. kuyu: 549 metre derinlikte 66 derecede 110 lt/sn debide, •3. kuyu 750 metre derinlikte 62 derecede 30 lt/ sn debide, •4. kuyu : 750 metre derinlikte 62 derecede 30 lt/sn debidedir. Kuyulardan 3 tanesi hazineye ait tescilsiz arazide bir adeti Gölemezli Belediyesinin tüzel kişiliğine ait arazide yer almaktadır. •5. kuyu : 1500 metre derinlikte, 88 derecede 15 lt/sn debidedir. Girişimcilerce açılan ve ekonomik öneme haiz halen sera ısıtmacılığında kullanılan kuyular •Mehmet ERDEMİR’e ait 80 metre derinlikte, 60 derecede 15 lt/sn •Nail ERDEMİR’e ait 100 metre derinlikte, 60 derecede 15 lt/sn •Kocabaylara ait 80 metre derinlikte, 60 derecede 20 lt/sn •Himmet DEMİRCİ’ye ait 99 metre derinlikte, 63 derecede 20 lt/sn •Ahmet DEMİRCİ’ye ait 99 metre derinlikte 63 derecede 7 lt/sn •Azim Tekstilce açılan 67 derece 20 lt/sn debideki kuyulardır. •Bölgede halen yeni sıcak su sondaj çalışmaları yapılmakta olup, bunun yanında kaplıca amaçlı kuyular da bulunmaktadır. Bölgede jeotermal ısıtmalı 16.850 m² büyüklüğünde seralar mevcuttur. Sera amacıyla kullanılabilir durumdaki 11 adet jeotermal sıcak su kaynağından sağlanacak sular ile bölgede toplam olarak 307 dekar sahada yeni sera kurulma imkanı mevcuttur. Burada dikkat edilecek olan husus mevcut kuyuların henüz denemelerinin yapılmamış olmasıdır. Kurulacak olan 307 dekar sera için günlük 2456 ton sulama suyuna ihtiyaç vardır. •Gölemezli Kasabası Belenardıç köyü yolu üzerinde hazine adına tescilli Kültür ve Turizm Bakanlığınca turizm amaçlı termal kaplıca alanı olarak ilan edilen bölge içersinde 491.838 m² alan sera amaçlı değerlendirilebilir. •Muhtelif büyüklükte arazisi olan 18 çiftçi toplam 503.000 m² alanda sera kurmak amacıyla ilçe kaymakamlığına müracaatta bulunmuşlardır. Çiftçiler arazilerinin toplulaştırmalarını talep etmektedirler. Yapılan başvuru Valiliğimizce Tarım Reformu Bölge Müdürlüğüne gönderilmiştir. GÖLEMEZ BÖLGESİ JEOTERMAL SAHA ![]()
BULDAN - YENİCEKENT BELDESİ JEOTERMAL SAHA •Yenicekent kasabası; Denizli'ye 40 km, İlçeye 10 km mesafede 300 m rakımdadır. Belde 10.000 da sulu 9.418 da kuru tarım arazisine sahiptir. ![]()
JEOTERMAL KAYNAKLARIN DURUMU Beldenin Hamambükü ve Kısıkkaya mevkilerinde Yenicekent Belediyesince MTA tarafından açılan 3 adet sıcak su kuyusu mevcuttur. YK-1 Kuyusu Pafta No : L21c20d Kuyu Derinliği : 54 m Debisi : 20l/s Sıcaklığı : 53 C Potansiyel Sera Yapılabilecek Alan: 28.800 m² YK-2 Kuyusu Pafta No : L21c25a Kuyu Derinliği : 238 m Debisi : 100 l/s Sıcaklığı : 63 C Potansiyel Sera Yapılabilecek Alan: 74.666 m² YK-3 Kuyusu Pafta No : 5 Kuyu Derinliği : 250 m Debisi : 40 l/s Sıcaklığı : 37 C Potansiyel Sera Yapılabilecek Alan: Sera ısıtması için sıcaklığı düşük olduğundan uygun değildir. •Bölgede jeotermal ısıtmalı 5000 m² topraksız kültür 3200 m² klasik sistemde toplam 8200 m² kapalı alanda sera işletmesi vardır. •Halen sera ısıtma amacıyla kullanılabilir durumdaki 2 adet jeotermal sıcak su kaynağından Q=m*c*(t1-t2) formülüne göre bölgede toplam 103.466 m² sera kurulabilecektir. •Kurulacak olan 103.466 m² sera için günlük ortalama 824 ton sulama suyuna ihtiyaç vardır. Mevcut seralar sulama suyu ihtiyacını Büyük Menderes nehrinden sağlamaktadır. Bölgede çeşitli vasıflara sahip muhtelif büyüklükte arazileri bulunan 63 üretici toplam 514.446 m² lik alanda sera kurmak için 27.02.2004 tarihinde İl Müdürlüğümüze müracaatta bulunmuşlardır. Mevcut su kaynakları ile İhtiyaca cevap verilemeyeceğinden yeni kuyuların açılması gerekmektedir •Bölgede Hazineye ait Güney Orman İşletme Şefliğine tahsisli 970 da. alan mevcuttur. Yeni sıcak su kaynakları bulunması ve alanın tesviye edilerek teraslanması durumunda daha geniş sera alanları oluşturulabilecektir. •Bölgede mevcut seraların ısıtmasında kullanılan sıcak su Büyük Menderes nehrine deşarj edilmektedir. Suda bor miktarının yüksek olması dolayısıyla bitkilerde toksik etki oluşacağından Büyük Menderes nehrinin geçtiği tarım alanlarının sulanması büyük risk altındadır. Bu riskin ortadan kaldırılması için kullanılan sıcak suyun toprağa reenjeksiyonla geri verilmesi, ayrıca eşanjör sistemi kurulması gerekmektedir. •Sulama suyu Büyük Menderes nehrinden temin edilmektedir. Bu durum ileride nematod vb. riskleri doğurabilecektir. BAKANLIĞIMIZIN KBKYP KAPSAMINDA KURULAN SERA ![]() SARAYKÖY - KARATAŞ KIZILDERE JEOTERMAL SAHA SARAYKÖY KIZILDERE JEOTERMAL ALANDA VALİLİĞİMİZ İL ÖZEL İDARESİ VE İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜ KULLANIMINDA OLAN ARAZİ 68 PARSEL 458.200 m2 dir. 1.800 m2 lik kısmı sıcak su borusu geçtiği için toplam alandan çıkarılıyor. Mevcut kullanım alanı 456.400m2 dir. 69 PARSEL 497.800m2 dir. 1.800m2’sinden sıcak su borusu geçmekte. 9 No’lu kuyu 4.000m2 alan. Bu alanlar düşüldüğünde mevcut kullanım alanı 491.200m2 dir. 74 PARSEL : 9.700 m2 75 PARSEL; 12.400 m2 76 PARSEL; 11.000 m2 77 PARSEL; 78.100 m2 TOPLAM ALAN ; 1.058.800 m2 ‘dir. ![]()
Toplam alandan TEAŞ’a elektrik üretimi ve kuyu aşılması için 75.753 m2 yer verilmiştir. 983.047m2 arazinin 105.000 m2’si İl Müdürlüğümüzce sera sebze yetiştiriciliğinde kullanılmaktadır. 613.191 m2 alan sera yapımında kullanılmak üzere Valilik İl Özel idare Genel Sekreterliğine devredilmiştir. Valiliğimizce Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığına sahanın Organize Sera İhtisas Sanayi Bölgesi ilan edilmesi için başvuruda bulunulmuş bu konudaki çalışmalar devam etmektedir. Organize sera tesisleri sulama suyu ihtiyacının bölgedeki Feslek Çayı veya Hasköy içme suyu kaynağından karşılanması önerilmektedir. TEAŞ Elektrik santralinden dışarı deşarj edilen atık su miktarı 900 ton/saat olup, bunun 200 ton/saat’lik kısmı Sarayköv İlçe Belediyesi tarafından ilçeyi ısıtmak, 500 ton/saat’lik debideki sıcak su ise adı geçen Belediye tarafından elektrik enerjisi üretiminde kullanılmak üzere düzenlenen protokolle Belediyenin kullanımına tahsis edilmiştir. Santralden deşarj edilen 98 C° sıcaklıkta 200 ton/saatlik su sera ısıtmacılığı için kullanıma uygundur. Organize sera tesisleri kurulabilmesi için öncelikle yeterli sıcak su kaynağının temin edilmesi gerekmektedir. Burada kurulacak sera tesisleri için ihtiyaç duyulan elektrik enerjisi ihtiyacı, 5 Kw/Dekar’dır. Organize ihtisas sera sanayi bölgesi kurulacak alanda; ürün paketleme ve işleme tesisleri, sosyal üniteler, idari bölümler, pazarlamaya yönelik tesisler, soğuk hava depoları, soğuk ve sıcak suyun depolanacağı depolar, fide üretim tesisi ve bitki besleme elementlerinin muhafaza edileceği tesisler malzeme stok depoları kurulacaktır. Ayrıca sahada atık ürünlerin değerlendirileceği arıtma tesisi bulunacaktır. SARAYKÖY - TEKKE HAMAMI JEOTERMAL SAHA Tekke Hamamı jeotermal alanı jeolojik durumu itibariyle Kızıldere jeotermal alanına benzer özelliktedir. Kızıldere jeotermal alanı Ege graben sistemleri içinde yer alır. Karmaşık kırıklı yapısı ve içerdiği tektonik özellikler ile oldukça ilginç görünümler sunar. Kenar fayları olarak izlenen kırıkların hemen hepsi derine doğru eğimleri azalan listrik (kürek şekilli) normal faylardır. Bölgesel yapıyı kontrol eden kırık hatları Doğu-Batı, Kuzeydoğu-Güneybatı, Kuzeybatı-Güneydoğu doğrultuludur. Fakat ana yapı doğu-batı yönlü kırıklardır. Jeotermal alanlar bu kırık hatları üzerinde yüzeylenmişlerdir. Tekke hamamları jeotermal sahasının kuzeyinde Büyük menderes havzası yer almaktadır. Bu jeotermal havza, Karakıran, Kumluca, Tekke, Kabaağaç ve tırkaz köylerinin tarım arazilerinin içinde yer almaktadır. Saha İçerisinde yer alan Tarım arazileri eğimsiz düz, verimli, sulanabilir, killi-tınlı bir yapıda geniş bir arazi yapısına sahip olup arazileri Büyükmenderes Nehri ikiye bölmektedir. Jeotermal saha içersinde yer alan doğal kaynaklar Doğu batı doğrultusunda aralıklı olarak sıralanmaktadır. Sırasıyla Uyuz-İnaltı, Tekke Hamamları, Babacık ve Demirtaş olarak sıralanmaktadır. Sahada geniş alanlarda kurulacak Seraların ısıtması için yeni kuyuların açılması gerekmekte, sera sulamasında kullanılacak suyun temini noktasında güçlükler bulunmaktadır. a)a-)Tekke Hamamları Jeotermal Alanında MTA tarafından iki adet sondaj yapılmıştır.
Kuyuların yeri tespit edilmiş olup kuyular kapalıdır. b-) Bölgede çok sayıda yüzeysel sıcak su kaynağı yer almaktadır.
* Demirtaş Kaynağı Büyükmenderes Nehrinin altında kalmıştır. Bu kaynaklar genel olarak kaplıca, tedavi ve kür amacıyla bölgede bulunan tesislerde kullanılmaktadır. İnatlı-Uyuz bölgesinde küçük cam ve Plastik sera, Tekke Hamamı Bölgesinde yeri Hazineye ait olduğu belirtilen küçük bir sera ve Babacık Bölgesinde Özel bir firmaya ait 5 dekarlık fide üretimi yapılan bir sera ile ayrıca bölge içinde küçük bir sera daha bulunmaktadır. İnaltı-Uyuz Mevkii Altındaki tarım alanları TEKKE HAMAMI JEOTERMAL SAHASI İÇİNDE YER ALAN KÖYLERDEKİ HAZİNE ARAZİSİ VE MERA ALANLARI *
* Jeotermal saha içinde kalan Hazine ve Mera parsellerinin yerlerin tespiti ve harita üzerindeki çalışmalar devam etmektedir. DENİZLİ İLİ JEOTERMAL ISITMALI SERA ALANLARININ GENEL DEĞERLENDİRİLMESİ Mevcut Jeotermal Su Kaynaklarına Göre; * Akköy – Gölemezli 307 da.lık alan , * Buldan- Yenicekent 103 da.lık alan , * Sarayköy-Karataş 500 da.lık alan , * Sarayköy- Tekke Hamamı- İnatlı Mevkii 74 da.lık alan, olmak üzere toplam 984 da alanda sera kurulabilecektir. Mevcut jeotermal sıcak sularımıza göre toplam 984 da. alanda sera kurulduğunda sürekli olarak 984 kişiye istihdam sağlanacak ve yaklaşık 59.040.000-YTL. gayrisafi getiri sağlanacaktır. Bölgede yeni Jeotermal Sıcak Su Kaynakları Tesis Edildiğinde Sera Kurulabilecek Alanlarımız * Akköy-Gölemezli 480 da., * Buldan-Yenicekent 290 da., * Çardak-Çaltı 3.065 da., * Sarayköy Tekke-İnaltı 12.166 da. olmak üzere toplam 22.858 da.lık alanda 16.000 da. yeni jeotermal ısıtmalı seralar kurulabilecektir. İlimizde yeni jeotermal su kaynaklarının da devreye girmesiyle toplam 16.000 kişiye daha istihdam ve brüt 960.000.000.-YTL. gelir elde edilebilecektir. SONUÇ VE ÖNERİLER vKurulacak olan seralar arasında en az 5 metre mesafeler bulunmalı ve her bir seranın büyüklüğü en az 5 dekar olmalıdır. Ayrıca tesis edilecek seraların yüksekliği 7 metreden az olmamalıdır. vBunun yanında seralar plastik örtülü, tam otomatik ve bilgisayarlı olmalıdır. vKurulacak seralarda kullanılan sıcak su ve sulama suyu için arıtma sistemi kurulmalıdır. vTesisler kurulurken hakim rüzgar yönü dikkate alınmalı ve bu yön mutlaka seraların alın istikametinde olmalıdır.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||






Traverten sözcüğü, İtalya´da geniş traverten çökellerinin bulunduğu Tivoli´nin, Roma zamanındaki adı olan "Tivertino"dan gelmektedir. Traverten çok yönlü, çeşitli nedenlere ve ortamlara bağlı, kimyasal reaksiyon sonucu çökelme ile oluşan bir kayadır. Pamukkale travertenlerini inceleyecek olursak :
tarafından katkatlar üzerinde gezilmesi ve oynanması, henüz yumuşacık haldeki kalsiyum karbonatların ezilmesine, dağılmasına neden olmaktadır. Travertenlere termal su kontrollü olarak belirli bir program dahilinde verilmektedir.Fazla miktarda ve uzun süre aynı yere akıtılan su yosunlaşmaya ve dolayısıyla travertenlerde hoş olmayan kirliliğe sebep olmaktadır. Beyazlığın oluşumunda, hava şartları, ısı kaybı, akışın yayılımı ve süresi etkilidir. Çökelme, termal sudaki karbondioksitin havadaki karbondioksit dengeye gelinceye kadar devam etmektedir. Yerinde yapılan analizlerde, kaynak başındaki suyun karbondioksit miktarı ortalama 725mg/1 iken, suyun travertenleri terk ettiğinde bu miktar 145mg/1'e düşmektedir. Keza kalsiyum bikarbonat da benzer şekilde 1200 mg/1'den 400 mg/1'e düşmektedir. Keza Ca 576/8mg/1'e düşmektedir. Bu analiz sonucuna göre, 1lt. Sudan traverten üzerine 499.9mg. CaCO 3 çökelmektedir. Bu miktar 1 1/sn. su için günde 43191g. Çökelme demektir. Ortalama yoğunluğu 1.48g/cm 3 alan kaplar. Suyun ortalama debisi 466,21/sn. olduğuna göre 13584m 2 alan beyazlatılabilecektir. Pratikte bu şartları yerine getirmek güçtür. Ancak bu teorik yaklaşıma göre yılda 1mm. Kalınlığında 4.9km 2 alan beyazlatılabilir
Denizli'ye 22 km. uzaklıktaki Hierapolis (Pamukkale), yeraltından fışkıran sıcak su kaynaklarının oluşturduğu etkileyici travertenlerinin ve şelalelerinin yanı sıra, Pamukkale TravertenlerRoma ve Bizans dönemi arkeolojik kalıntılarıyla önemli bir yerleşimimizdir. Çökelez Dağı'nın güney eteğinde yer alan ve kalsiyum oksitli kaynak sularının birikimiyle oluşan pamuk beyazlığındaki plato, etkileyici bir görünüme sahiptir. Kalsiyum tuzları ve karbondioksit gazı içeren 35° sıcaklıktaki termal suyunun, yüzyıllardan beri çeşitli hastalıkları iyileştirici etkisine inanılmış ve şifa arayan insanların en önemli uğrak yerlerinden biri olmuştur. Bu ilgi, kaynakların etrafında Hierapolis adıyla bir yerleşimin oluşmasına neden olmuştur.
coğrafyaya yaslanarak biçimlenen bir antik kent; ünü tüm Akdeniz havzasına yayılmış Helen ve Roma uygarlığının ihtişamlı merkezlerinden biridir. Mineralli sıcak sularla beslenen doğal teraslar, havuzlar ve öte yanda bu masalsı örtüde yükselen görkemli yapılar. Sütunlar ve galerilerle süslenmiş caddesi, Babadağı ve Honaz Dağları'nın eteklerinde, Çürüksu (Lykos) Nehri'nin oluşturduğu vadiye hâkim konumdaki on bin kişilik tiyatrosu, sıcak ve soğuk bölümlerden oluşan hamamları, gösterişli idari ve sivil yapıları ile Anadolu'nun en büyük ve en zengin antik nekropolüne sahip olmasıyla öne çıkan bir kentimizdir. Türünün yeryüzündeki tek örneği olan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Pamukkale, antik adıyla Hierapolis'tir. Ancak onun tüm bu özelliklerinin dışında, diğer antik kentlerden ayırt edici bir özelliği de Kutsadığı tanrılar. İnsanoğlunun temel gereksinimlerini ve yeryüzü kavrayışını yansıtan bu tanrılar, aynı zamanda Hierapolis'in oluşum nedenlerini de açıklar. Ona bu şifalı kaynakları ve güzelliği veren, ama aynı zamanda yok ediciliğiyle korkutan, Hierapolis'in merkezindeki yeraltı ülkesinin tanrısı Pluto, bereketi sürekli kılmaya çalışan ana tanrıça Kybele (Demeter) ve onların izdüşümlerinde çoğalan Persephone, Attis, Leto, Apollon, Artemis ve Dionysos. Yeraltından yeniden doğuşa, kıştan bahara, doğanın canlanmasından ekinlerin biçilmesine ve bağ bozumuna verilen yaşamsal döngüleri bir arada simgeleyen bu tanrı ve tanrıçalarla Hierapolis, antik dönemde de algılandığı şekilde ?kutsal kent? olarak kendini dışa vurur. Ve Menderes'in (Maiandros) coğrafyasında, günümüz Denizli ilinin on sekiz kilometre kuzeydoğusunda yer alan bu kenti Strabon (MÖ 63-MS 21) şöyle anlatmaktadır: "...Laodikeia'nın karşısında Hierapolis vardır. Burada sıcak su kaynakları ve Plutonion bulunur... Yüksekçe bir tepenin eteğinde, bir kişinin ancak geçebileceği orta büyüklükte bir çukur vardır, derinliği epeyce fazladır ve bu çukurun çevresi dikdörtgen bir parmaklıkla kapatılmıştır.
Denizli denildiğinde ilk akla gelen Pamukkale'dir. Oysa bu şehir sınırları içinde, birinci derece sit alanı ve sıralamada Türkiye'nin 23'ncü doğa harikası olan Güney Şelalesi'ni de barındırıyor. Nereden başlasam, nasıl anlatsam?.. Adet olduğu üzere, önce tarihçesi...M.Ö. 300'lü yıllara uzanan tarihiyle henüz kazı yapılmadığı için yeri kesinleşmemiş olan Sala antik kenti, bu bölgede yer alıyor. Bulgulara göre, Lidya ve Frigyalılar'a hatta Pers dönemine kadar dayanan eski tarihlerde, ilçe sınırları içinde 10'u aşkın yerleşim yeri saptanmış. M.S. 50. yıllarda Güney, tüm Anadolu'da olduğu gibi Doğu Roma İmparatorluğu hakimiyetindeymiş. Türkler'in Anadolu'ya göçüyle 1070 yılından sonra, Güney'de de Bizans egemenliği sona ermiş ve ilçe 150 yıla yakın bir süre Bizanslılar'la Türkler arasında el değiştirmiş. Selçuklu egemenliği, Aydınoğulları ve Germiyanoğulları'nın egemenliklerinin sürdüğü Güney, Timur'un çekilmesinden sonra, 2. Sultan Murat zamanında 1425'te Osmanlılar'a geçmiş. 1. Dünya Savaşı'nda 27 ay boyunca Yunanlılar'ı misafir eden Güney, 3 Eylül 1922'de Türk süvarilerin Gözler yolundan Güney'e girişiyle işgalden kurtulmuş.
jeolojik dönemde oluşmuş; önemli alüvyon yatakları ve dağlık engebeli arazi üzerine kurulmuş. Dinar dağlarından doğan Çivril yakınında Işıklı baraj gölünü geçtikten sonra, Çal ilçe sınırlarını aşarak Güney'in Adıgüzeller köyü yakınlarında Banaz ve Hamam çayları ile birleşen ancak yeteri kadar sulama amaçlı kullanılamayan Büyük Menderes nehri, burada derin vadilerden akıyor. Menderes vadisi, özel bir kuş cenneti sayılıyor. Gündüz ve gece öten kuşların yanı sıra, yaban ördekleri, kerkenez, hatta Kartalkaya'da kartal, atmaca ve şahin bile görülebiliyor. Bölgede step ağırlıklı Akdeniz bitki örtüsü hakim. Yörede yaz-kış yaprağını dökmeyen iğne yapraklı ağaçlar, çalı, ardıç, zeytin ve kızılağaca rastlanıyor. Daima yeşil kalan vadinin görülmeye değer güzellikteki Güney Şelalesi, adını ilçeden alıyor. İlçe merkezinin 3 km uzağında Cindere köyü eteklerindeki şelale, Cindere dağı yamaçlarından çıkan sularla oluşuyor. Büyük Menderes nehrine yaklaşık 20 metre yüksekten nazlı nazlı dökülen şelalenin suyu kireçli. Bunun sonucu olarak da, şelale yatağında kalkerli basamaklar ve garip oluşumlar meydana getiriyor. Güney ilçesi Belediye Başkanı İhsan Ekmekçi, ilçe ile özdeşleşmiş şelaleyi anlayabilmek için sabah gün doğumundan akşama kadar izlenmesi gerektiğini belirterek ileriye dönük projelerinin olduğunu vurguluyor. Ekmekçi; Pamukkale, Karahayıt ekseni üzerine Güney Şelalesi'ni de katmak için, Denizli'ye 45-50 km'de ulaşılacak yeni yol projesiyle Güney'in Denizli'ye piknik alanı olmasının sağlanacağı belirtiliyor. İhsan Ekmekçi ayrıca, şelale yakınındaki kuru oluşuma su kanalize edilerek, şelalede daha geniş bir su akışı sağlanacağının müjdesini de veriyor.
Suyun kaynağı 200 metre geride gelin duvağı, tül perde ve hatta yelpaze biçiminde. Zümrüt yeşili kadife misali ve elinizle dokunmak, tıpkı bir kedi gibi okşamak isteyeceğiniz türdeki yosunlar üzerinden süzülen su damlaları, bünyesinde kireç de barındırıyor. Marifetli su bitkilere hayat vermenin yanı sıra, yıllarca süren akışıyla ortaya çıkan sarkıt ve dikitleriyle Damlataş Mağarası'nı oluşturmuş. Şelalenin akış seti içinde oluşan bu mağarada, bir de adam boyu derinlikte ve yüzülebilir nitelikte mağara içi göl bulunuyor. Mağaranın kapı ve penceresini ise perde gibi akan şelale suyu kaplıyor. Şelale mevkiine gelince, aracınızı yol boyunca park edip ya kır lokantasının vadiye bakan masalarına kuruluyor ya da park sahasındaki setlerde bulunan ocak kenarı ahşap masalara yerleşip piknik yapıyorsunuz. Şelalenin üst bölümüne çıkıyor, çevresini geziyor, uygun kıyafetle duş etkisi gösteren suların altına kadar tırmanabiliyor ve şelale suyunu doyasıya hissediyorsunuz. Bu arada yemyeşil ortamda gözleriniz dinleniyor, uçuşan suyla serinliyor, su sesine vokal yapan kuş korosuyla beyin yorgunluğundan kurtuluyor, vücutta biriken elektrikten arınıyor ve hafifliyorsunuz.
Pamukkale termal kaplıcası sisteminin bir kolu sayılan bu kaplıca, Pamukkale’nin 5 km. kuzeyinde, Karahayıt Kasabası’ndadır. Suyunun bileşimi, Pamukkale kaynağına benzemektedir. Ancak sıcaklığı daha fazla olup, serbest karbondioksiti daha azdır. Radyoaktivitesi yüksek olan kaplıca suları, üç kaynaktan çıkar, kaynakların sıcaklıkları 42°C, 50°C ve 56°C’dir.
Bileşimindeki Maddeler : 





